Türkiye Cumhuriyeti

Prag Büyükelçiliği

Konuşma Metinleri

18 MART ŞEHİTLER GÜNÜ VESİLESİYLE BÜYÜKELÇİ CİHAD ERGİNAY’IN YAPTIĞI KONUŞMA, 19.03.2012

Her yıl 18 Mart’ta, Türklerin ulusal tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünü kutlamanın onurunu yaşamakta, aynı anda mukaddes vatanımız için canlarını feda eden vatan evlatlarımızın hatıralarını yad etmekteyiz.

Bu çerçevede bizler de bugün, 1916 yılında Çanakkale’den gelerek Galiçya Cephesinde şehit düşmüş kahraman askerlerimizi anmak üzere Pardubice’de bir araya gelmiş bulunuyoruz.

Bu vesileyle, Savunma Bakan Yardımcısı Sayın Libor Karasek ve Pardubice Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Jindrich Tauber ile diğer Pardubice yetkililerini de aramızda görmekten duyduğum büyük memnuniyeti dile getirmek istiyorum. Her şehitler günümüzde bizleri yalnız bırakmamanız bizleri ve Çek Cumhuriyeti’ndeki Türk toplumu için çok anlamlıdır.

Tarihin ortak sayfasını paylaştığımız Pardubice şehri ile Çanakkale arasında kardeş kent ilişkisi kurulması yönündeki çalışmalarımızı tamamlamak üzereyiz. Kardeş şehir müessesinin toplumlar arasındaki önyargıların kırılmasında, karşılıklı hoşgörü ve anlayışın artmasında, işbirliği ortamının yaratılmasında önemli bir araç olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda, Çanakkale ve Pardubice arasındaki pozitif ve canlı bir şekilde süregelen ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha da gelişerek çeşitlenmesini ümit ediyoruz.

Hafızalarımızı tazelemek üzere, şehitlerimiz ve şehitliğimize ilişkin olarak kısaca bilgi sunmak istiyorum.

Birinci Dünya Savaşı olanca şiddeti ile devam etmekteyken, Rus Çarlık Ordusu 1916 Haziran ayında Galiçya bölgesinde Avusturya kuvvetlerine karşı büyük bir saldırıya geçmiştir. Rus kuvvetlerinin bölgede kısa zamanda üstünlük sağlaması karşısında, cepheden sorumlu Alman Başkomutan, Osmanlı Başkomutanlığından yardım talep etmiştir. Talep, Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorlukları ile mevcut ittifak ilişkileri kapsamında olumlu değerlendirilmiş ve Çanakkale’den 15. Osmanlı Kolordusu bu bölgeye sevk edilmiştir. Gönderilen asker sayısı bazı kaynaklara göre 32.000, bazılarına göre ise 20.000’dir. Tarihi kayıtlar, Alman komutasına verilen Kolordumuzun cephede zor görevleri başarıyla üstlendiğini göstermektedir. Vatan toprağından binlerce kilometre uzakta, tümüyle yabancı bir ortamda büyük bir kahramanlık örneği ortaya koyan Kolordumuz Galiçya Cephesinde 5.000 civarında şehit vermiştir.

Savaş şartlarında değişik yerlerde toprağa verilen aziz şehitlerimizin 1.100’ü bugünkü Çek Cumhuriyeti topraklarında yatmaktadır. Bunların bazıları cephe gerisinde tedavi gördükleri hastanelerde vefat ederek buralara defnedilmişler, diğerlerinin ise naaşları buralara getirilmiştir.

Bugün bir araya geldiğimiz Pardubice şehitliğinde 508, Hodonin şehitliğinde 387, Valasske Meziriçi şehitliğinde 205 vatan evladımız yatmaktadır.

Değerli Konuklar,

Ülkelerine bu topraklarda hizmet ederken şehitlik mertebesine ulaşmış olan evlatlarımız, bugün dost ve müttefik Çek Cumhuriyeti’ne ve Çek halkına emanettirler. Büyük Çek Ulusunun ebedi misafiri olarak huzur içinde yatmaktadırlar.

Aradan 96 yıl geçmiş olsa da, burada yine özgür ve bir müttefik toprağında bulunmanın güvencesi içindedirler. Çek topraklarındaki üç şehitliğimiz, Türk tarihinin olduğu kadar Çek tarihinin de bir parçasını yansıtmaktadır. Buralar, Türk ve Çek halklarının tarihlerinin kesiştiği sembolik noktalardır.

Pardubice Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Tauber’in şahsında Pardubice Belediyesi’nin tüm çalışanlarına şehitliğimize gereken özeni gösterdikleri için teşekkürlerimi sunuyorum.

Ayrıca, anma töreninin kusursuz icrasına katkılarından dolayı Savunma Bakanlığı yetkililerine de teşekkür ediyorum.

Bu önemli günde değinmek istediğim son bir husus ise Dışişleri Bakanlığı camiası olarak 28 ayrı terör saldırısında 42 diplomatımızı kaybetmiş olmamızdır. Dışişleri Bakanlığı mensupları olarak şehitlerimizin emanetini yüceltmeye ve dünyanın dört bir yanında her ne zorlu koşulda olursa olsun ülkemizin menfaatlerini savunmaya devam edeceğiz.

Bu vesileyle geçtiğimiz hafta Kabil / Afganistan’da bir helikopter kazasında ölen 12 askerimize de Allahtan rahmet diliyoruz.

Şanlı tarihimize parlak bir sayfa kazandıran başta ebedi Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları olmak üzere; kutsal vatan ve müttefik topraklarını canları pahasına müdafaa ederek şehitlik mertebesine ve onuruna erişen aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla hatırlıyor, hatıraları önünde saygı ile eğiliyoruz.

Ruhları şad olsun.

Şimdi Prag Camisi İmamı Sayın Saadettin Eğlenceoğlu’nu şehitlerimiz anısına dua etmek üzere yanıma çağırmak istiyorum.


18. BŘEZEN DEN HRDINÚ PROJEV PANA VELVYSLANCE CIHADA ERGINAYA

Znovu se scházíme ke vzpomínce u příležitosti výročí vítězství u Čanakkale dne 18. března, které bylo zapsano zlatým písmem v národních dějinách Turků. Zároveň vzpomínáme i na naše drahé syny, kteří obětovali své životy za naši vlast.
Při této příležitosti jsme se zde dnes v Pardubicích sešli, abychom vzpomenuli našich vojáků, kteří padli jako hrdinové na haličské frontě koncem roku 1916.
Jsem velice rád, že jsou s námi pan Libor Karásek náměstek ministra obrany, pan Jindřich Tauber, zástupce starostky Pardubic a další zaměstnanci města Pardubice. Osud hrdinů není lhostejný tureckým občanům a je významný pro nás i Českou republiku. Pro nás i tureckou komunitu v České repulice je důležité, že nejsme sami na den hrdinů.

Mezi městy Pardubice a Čanakkale se chystáme dokončit navázání partnerství, ve kterém sdílíme společnou historii. Myslíme si, že partnerská města jsou důležitým nástrojem pro prolomení předsudků mezi komunitami, zvýšení vzájemné tolerance a porozumění, vytvoření atmosféry spolupráce. Doufáme, že v této souvislosti se pozitivní a živé vztahy mezi Čanakkale a Pardubicemi budou ještě více rozvíjet.

Chci vás pro osvěžení historické paměti krátce informovat o našich padlých a našich hřbitovech.
V roce 1916 byla první světová válka v plném proudu. Ruská armáda v červnu 1916 zahájila rozsáhlou ofenzívu na haličské frontě proti rakousko-uherským silám. Po rychlém postupu ruských sil v regionu německý vrchní velitel fronty požádal o pomoc osmanské síly. V rámci spojeneckých vztahů s Německem a Rakousko-Uherským císařstvím byla žádost posouzena kladně a osmanský 15. armádní sbor rozmístěný v Gelibolu byl vyslán do této oblasti. Počet vyslaných vojáků se podle různých zdrojů pohyboval od 20.000 do 32.000. Osmanský armádní sbor pod německým velením hrdinně bojoval a splnil své poslání, i když byl nasazován na kritických pozicích a byla na něj kladena velká odpovědnost.
Osmanský armádní sbor, tisíce kilometrů od své domoviny, bojoval s příkladným hrdinstvím a v tomto zcela cizím prostředí položilo životy 5000 hrdinů.

Z celkového počtu našich drahých synů, pohřbených v různých zemích jako je Německo, Rakousko, Maďarsko, Polsko jich dnes na českém území leží 1100.
Na vojenském hřbitově v Pardubicích je pohřbeno 508, v Hodonině 387 a ve Valašském Meziříčí 205 hrdinů.

Vážení hosté,
Naši synové, kteří se stali hrdiny při službě své vlasti, jsou svěřeni našemu příteli a spojenci, České republice. Odpočívají v míru jako věční hosté velkého českého národa.
Po 96 letech jsou opět v bezpečí, neboť jsou na území spojence. Naše tři vojenské hřbitovy v českých zemích jsou symbolem křižovatek v dějinách tureckého a českého národa. Tato místa jsou symbolické křižovatky, kde se protínají dějiny tureckého a českého národa.
Chtěl bych vyjádřit poděkování paní primátorce Štěpánce Fraňkové a všem zaměstnancům za poskytnutí nezbytné péče našemu vojenskému hřbitovu.

Dále bych rád poděkoval pracovníkům Ministerstva obrany za jejich účast na perfektním průběhu obřadu.

V tento památný den bych chtěl připomenou, že ministertvo zahraničních věcí jako komunita ztratilo 42 diplomatů při 28 teroristických útocích. Jako pracovníci ministertva zahraničních věcí budeme dál projevovat úctu památce našich hrdinů a po celém světě budeme hájit zájmy naší země a to bez ohledu na to, v jak náročných podmínkách.

A také bych chtěl vzpomenout 12 vojáků, kteří byli zabiti minulý týden v Kábulu v Afghanistánu.

Skláníme se zde před další skvělou stránkou našich slavných dějin s úctou vrchnímu veliteli Mustafu Kemalu Ataturkovi a jeho druhům ve zbrani; před hrdiny, kteří obětovali své životy za naši vlast.
Nechť odpočívají v pokoji.
Nyní mi dovolte pozvat imáma mešity v Praze pána Saadettina Eglenceoglu k modlitbě za památku našich hrdinů.